Polonya Yüksek Mahkemesi’nin Mesleki Sorumluluk Dairesi Başkanlığına Maria Szczepaniec Atandı
Polonya Cumhurbaşkanlığı, 9 Temmuz Perşembe günü yaptığı açıklamada, Yüksek Mahkeme (SN) bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Dairesi (IOZ SN) başkanlığına Maria Szczepaniec’in getirildiğini...
Polonya Cumhurbaşkanlığı, 9 Temmuz Perşembe günü yaptığı açıklamada, Yüksek Mahkeme (SN) bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Dairesi (IOZ SN) başkanlığına Maria Szczepaniec’in getirildiğini duyurdu. Adalet Bakan Yardımcısı Dariusz Mazur, söz konusu atamaya sert tepki göstererek, Szczepaniec’in meşru bir yargıç olmadığını ve atama sürecinin anayasal ihlaller içerdiğini savundu. Hükümet kanadı, bu kararın hukuki güvenlik açısından ciddi riskler taşıdığını ve devletin uluslararası hukuk nezdinde tazminat yükümlülükleri ile karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor.
Atamaya İlişkin Hukuki İtirazlar
Adalet Bakan Yardımcısı Dariusz Mazur, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Maria Szczepaniec’in meşru bir Yüksek Mahkeme yargıcı olmadığını ifade etti. Mazur, Szczepaniec’in PiS yönetiminin Ulusal Yargı Konseyi (KRS) üzerinde siyasi kontrol sağladığı dönemde göreve getirildiğini vurguladı.
Mazur, atama sürecindeki usulsüzlüklere dikkat çekerek, “Bu atama, nitelikli bir hukuksuzluk örneğidir” değerlendirmesinde bulundu. Konuya ilişkin temel eleştiriler, atama sürecinde görev alan “neo-KRS”nin yasal yapısındaki sorunlar, Cumhurbaşkanı Duda’nın atama kararının Başbakan tarafından kontras imzalanmamış olması ve Yüksek İdare Mahkemesi’nin (NSA) aldığı ihtiyati tedbir kararlarına rağmen atamanın gerçekleşmesi üzerine yoğunlaşıyor.
Yargıçlık Deneyimi Tartışması
Adalet Bakan Yardımcısı Mazur, Szczepaniec’in daha önce hiç yargıçlık yapmadığını hatırlatarak, söz konusu ismin 1999 yılından bu yana Kardinal Stefan Wyszyński Üniversitesi (UKSW) Hukuk ve Yönetim Fakültesi Ceza Hukuku Kürsüsü’nde akademik çalışmalar yürüttüğünü ve 2014 yılından beri doçent unvanıyla görev yaptığını belirtti.
Uluslararası Hukuk ve Yargısal Riskler
Mazur, yapılan atamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa hukuku açısından Yüksek Mahkeme’nin bağımsızlığını ve tarafsızlığını zedelediğini savundu. Bu durumun, Szczepaniec’in yer aldığı her türlü yargısal kararın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdinde tazminat kararlarına yol açabileceği ve dava tarafları için yargılamanın yenilenmesi riskini doğurduğu belirtildi.
Geçmişe Dönük Soruşturmalar ve Tepkiler
Szczepaniec, Mart ayında Yargıç Piotr Schab’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin bir dosyayı yetkisiz savcı başvurusu gerekçesiyle reddetmişti. O dönemde, Dariusz Barski’nin ulusal savcı statüsünü koruduğuna dair bir karar vermişti.
Yüksek Mahkeme Jüri Konseyi Başkanı Andrzej Kompa ise atamayı “Anayasa’nın açık ihlali ve bilinçli bir anayasal suç” olarak nitelendirdi. Mazur, Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin tartışmalı atamalara zaman ayırırken, Sejm tarafından seçilmiş yasal yargıçların yemin törenlerini gerçekleştirmemesini, Cumhurbaşkanı’nın hukuksuzluktan yana tavır alması olarak değerlendirdi.
Kaynak : Gazeta






